|
|
|
 |
|
Okyanuslar nasıl geçilecek?
Okyanus Kürekçiliği
Şimdiye kadar, 2,000'in üzerinde dağcı Everest'in zirvesine ulaştı. Başarıyla okyanus geçenlerin sayısı daha 250 civarında.
Okyanus Kürekçileri Derneği (Ocean Rowing Society)
tarafından tutulan çetereye göre, 2 Mayıs 2006 tarihi itibariyle toplam 274 tekne okyanus geçmek üzere
kürekle açılmıştı. Bunlardan 176'sı geçişini başarıyla tamamlarken,
7 kürekçi denizde kaybedilmiş. Okyanus kürekçilerinin ortalama yaşı 36 görünüyor.
İngilizler herhangi bir okyanus geçişini tamamlayan yüzün üzerinde tekneyle istatistiklerde önde gidiyor.
Erden Eruç'un 2006 başındaki Atlas Okyanusu geçişiyle, Türkiye'miz de artık bu listeye dahil!
Wikipedia'daki okyanus kürekçiliği sayfası şöyle diyor:
Okyanus kürekçiliği, kürekle okyanus geçme sporudur. Bu spor, fiziki olduğu kadar psikolojik de bir
mücadele içerir. Kürekçiler çoğu zaman, günlerce, belki haftalarca yardımın ulaşamayacağı süreleri açık denizde geçirirler.
Okyanus kürekçileri arasında saygın yeri olan, yalnız başına kürek çekenler için bu durum, bilhassa önem kazanır.
Okyanus kürekçiliğinin tarihçesi bazen iki döneme ayrılır. İlk 12 okyanus geçişi, kullandıkları modern teknoloji
çok sınırlı olduğundan "Tarihi Okyanus Geçişleri" olarak anılır. Sonraki geçişler, "Modern Okyanus Geçişleri" olarak bilinir.
Tarihte bilinen ilk kürekle okyanus geçişi, Norveçli iki göçmen George Harbo ve Gabriel Samuelson
tarafından başarılmış. Bu iki cesur kürekçi okyanusu ilk defa göze alıp, 6 Haziran - 1 Ağustos 1896 tarihleri
arasında New York'tan demir alıp, üstü açık bir tekneyle 55 günde İngiltere'nin güneybatı köşesindeki Scilly
adalarına varmış. Daring the Sea adlı kitap bu geçişin öyküsünü anlatır.
Bundan sonraki ilk başarılı geçiş ta 1966 senesine kadar gerçekleşmedi. O sene,
John Ridgeway ve Sir Chay Blyth Boston yakınındaki Cape Cod yarımadasından İrlanda'ya
geçtiler. Seneler sonra 1995'te Sir Chay, tekne ustaları Philip Morrison ve Peter "Spud" Rowsell'dan
"okyanus geçecek müsabakalara uygun, iki kişiye erzaklarıyla birlikte uyacak ve dünyanın
herhangi bir yerinde kolayca inşa edilebilecek" bir tekne tasarımı siparişi verdi.
Bu yeni tekne tasarımı ile Sir Chay Blyth kurduğu Challenge Business şirketi aracılığı ile Atlas Okyanusunu geçecek bir yarış düzenlemeyi
planlıyordu. Bu tekneyi standart olarak kullanıp 1997'den başlayarak Kanarya Adaları'ndan Karayiplerdeki
Barbados adasına uzanan regattalar düzenlendi. İlk regattada okyanus geçişine başlayan 30 teknenin 24 tanesi
başarıyla Barbados'a vardı.
Tekne regattaya katılanlara standart bir paket olarak sunulup, başlangıçta herkesin aynı tekneyle yola çıkması
sağlanmış. Böylece katılanların denizcilik ve sportmenlik gibi özelliklerini vurgulayan adil bir yarış mümkün olmuş.
Aynı zamanda yarışanların emniyetini devrilmez, batmaz, su tutmaz bu tekneyle sağlayan yarış düzenleyicileri, yarışla
ilgili diğer konulara eğilme fırsatını edinmiş.
Teknede kullanılan malzeme, eğip yapıştırmadan önce şekil vermesi kolay, kalınlığı 6 ila 9 milimetre arasında
olan marin kontrplak. Lazerle kesilmiş olarak yarışçılara gönderilen geçmeli parçalar, model tekne yapar gibi
numaralarıyla bir araya getirilip yerine epoksi ile yapıştırılıyor ve gereken yerlerde fiberglas kullanarak
güçlendiriliyor. Ayrı haznelerden oluşan tekne gövdesindeki boşluklar hem erzak konulabilmesi için yer açıyor,
hem de herhangi bir hazneyi su basması halinde diğerleri kuru kalacağından teknenin batmamasını
sağlıyor.
|
|
Okyanuslara mahsus kürekli teknemiz: Calderdale
Calderdale 2001 yılında İngiltere'de inşa edilmiş. İki kez Atlas Okyanusunu geçen bu tekneyi biz 2004
sonbaharında satın aldık. Önümüzdeki yıllarda Erden'in okyanus geçişlerinde kullanacağı
tekne bu olacak.
Teknemizin iki adet marin aküsü güneş panelleriyle şarj edilecek. Elektrikle işleyen bir su arıtma
cihazı deniz suyundan yemek ve içmek için tatlı su üretecek. Aynı akülerden uydu telefonu, VHF telsiz,
müzikçalar, GPS gibi tüm elektronik cihazları şarj edilecek.
Ancak zorunlu kalındığında kullanmak üzere teknede bir can salı ve acil durum çantası olacak. Yerini
kürekçiden bağımsız olarak 3 saatte bir bildiren bir ARGOS vericisinin yanında, bir de gerekirse işletime
sokulabilecek bir imdat cihazı olacak. Bunların her ikisi de teknenin yerini enlem ve boylam olarak bildirip, tekneyi bulmaya
çalışan diğer teknelere yol gösterebiliyor.
ARGOS cihazının teknede asıl kullanımı, izleyicilerin teknenin konumunu haritada takip edebilmesi için yer
bildirmesi. Tabii ki kendine yeterli olmak, gerçekten zorunlu kalmadıktan sonra imdat çağrısı yapmamak, okyanus
kürekçiliğinin bir spor olarak gelişebilmesi için elzem.
Demir alındığında teknede yeteri kadar kurutulmuş yemekler, bulgur ve toz besin oluyor. Sıcak su
katılması halinde yenir hale gelen bu yemeklere teknedeki bütan gazıyla çalışan, ufak sallanır bir
ocakla su ısıtılıyor. Beslenmede yeteri kadar çeşni olması hem sağlık açısından hem
de her türlü konfor ve imkandan uzak bu uzun yolculuklarda bıkkınlık sarmaması için önemli oluyor.
Acil durum halinde
Bir can salı ve bir acil durum çantası, tekneden ayrılmak gerektiğinde kullanılmak üzere mevcut. Öylesi
bir durumda, kürekçi bir EPIRB (Emergency Position Indicating Radio Beacon - yer bildiren acil durum telsiz vericisi)
cihazını çalıştırıp Amerikan Sahil Güvenlik kuvvetlerini uyarabilir. Dünyada bu tür
cihazlar Arama Kurtarma çalışmalarında arama safhasını en aza indirdiğinden denizdeyken
şart koşulmuştur. Okyanus Kürekçileri Derneği kürekçinin yardım çağrısına
cevap vermek üzere hazırlıklıdır.
1971 yılından itibaren Amerikan Sahil Güvenlik öncülüğünde 140 üzerinde ülkeden 12.000
küsur geminin katılımıyla denizde yardıma ihtiyacı olana gidilecek şekilde düzen
alınmış, bir imdat çağrısında en yakındaki gemi uyarılıp tekneye yönlendirilecek
şekilde bir yardımlaşma sistemi kurulmuş, bu insani girişimle denizlerde can ve mal güvenliği
sağlanmıştır.
|
|
Calderdale teknesinin tarihçesi
| Özellikleri | |
| Tekne tasarımı: | Phill Morrison ve Peter 'Spud' Rowsell |
| Paketin tasarımı: | Jim Moore |
| Boyu: | 7,10 metre |
| Eni: | 1,9 metre |
| Boş ağırlığı: | 250 kg |
| Balast su ağırlığı: | 150 kg |
| Dolu ağırlığı: | 750 kg |
| Malzemesi: | Lloyds marin kontrplak |
Tekne ararken daha önce Atlas okyanusunu geçmiş, bu standartta aynı tip iki adet elden düşmüş tekneyi İngiltere'de bulduk.
Geçişlerde kullanılan çoğu malzemeyle birlikte satılan bu teknelerin bir karşılastırmasını bizim adımıza yapan,
kendisi tekne ustası ve 1997'de Atlas okyanusunu kendi inşa ettiği bu tür bir tekneyle geçmiş olan Richard Wood,
sonuçta Calderdale teknesinin hem inşa kalitesi açısından hem de fiyat açısından daha uygun olduğunu belirtince
onu satın almaya karar verdik. Bu tekneyi kolayca yeniden denize açılacak hale getirebildiğimizden doğru
karar aldığımızı düşünüyoruz.
Calderdale, Malcolm Atkison ve Ben Martell tarafından 2001'deki regattada kullanılmak üzere inşa edilmiş. O zamanlar
adını "Kaos" koymuşlar. Bir kez el değiştirince adı Calderdale olarak değiştirilmiş. Sağdaki resimlerde teknenin
2004'teki geçişinde kanarya renkli son halini bulabilirsiniz.
Malcolm'la Ben, Atlas okyanusu geçişini Kaos'la 109 günde tamamlamış. Kanarya adalarındaki Tenerife'den başlayıp,
Barbados'taki Port St. Charles limanında diğer 28 tekneyle o sene yarısı bitirenler listesine girmişler.
Biz bu tekneyi İngiltere'deki Sara Vakfından (The Fund
for Epilepsy) satın aldık. Tekneyi son kullananlar Sally ve Sarah Kettle adında, İngiliz ana-kız ekibi olmuş.
Yine Kanarya adalarındaki La Gomera'da başlayan yolculukları, 106 günde 3.325 mil geçtikten sonra 5 Mayıs 2004
tarihinde Barbados'ta tamamlanmış. Bu arada bir kaç da rekor kırılmış:
- Tarihte kürekle okyanus geçen ilk ana-kız ekip
- Kürekle okyanus geçen ilk İngiliz bayan ekibi
Kettle ekibi okyanus geçişlerini Malcolm ve Jane Sykes tarafından İngiltere'de kurulmuş Sara Vakfına (The Fund for
Epilepsy - RCN 1015822) bağış kampanyasını teşvik için yapmışlar. Sykes çifti, Charles adındaki saralı oğullarını
28 yaşındayken 1996'da yeni üniversiteden mezun olmuşken bir sara nöbetinde kaybedince, sara hastalığına çözüm
bulunması için araştırma fonu yaratmak üzere bu vakfı kurmuşlar.
Sally Kettle sara hastalığına dikkat çekmek ve halkı bu hastalık hakkında eğitmek için saralı nişanlısı
Marcus Thompson ile 2003'te denemiş. Hazırlık evresinde İngiltere'nin dört bir köşesinde bu konuda konuşma ve
gösteriler yapmıslar. Bu ilk denemede Marcus deniz tutup su kaybından bitap düşünce vazgeçmek zorunda
kalmışlar. 2004 yılında bu sefer annesi Sarah ile kolları sıvayan Sally, onunla beraber tarih yazmış. İngilizce
bilenleriniz bu ekibin yolculuğu ve yolculuk sırasında yazdıkları güncelere rowing4epilepsy.org adresinde bulabilir.
Daha sonra, 29 Ocak ve 2 Mayıs 2006 arasında, Erden Eruç Atlas Okyanusunu tek
başına geçti. Kanarya Adaları'ndan açılıp güneybatıya doğru ilerleyen Erden'in amacı
ta Kostarika'ya kadar yalnız devam etmekti. Karayip denizinde üç gün daha mücadele ettikten sonra, hava
şartlarının elvermemesi nedeniyle, 96ncı günde 5 Mayısta Guadeloupe'de karaya çıktı. Bu
başarısıyla Erden kürekle okyanus geçen ilk Türk ve tarihte Atlas Okyanusunu doğudan batıya tek başına kürekle geçen 33üncü
kişi oldu.
Üç ayrı okyanus geçişinde kullanılan bu tekneyi Erden, daha sonra California sahillerindeki Bodega Bay'den başlayıp
Papua Yeni Gine sularına ulaştığı Pasifik Okyanusu geçişinde
kullandı. 10 Temmuz 2007 günü denize açıldı, 312 gün sonra 17 Mayıs 2008 günü tayfun mevsiminin
başlamış ve yiyecek stoğunun tükenecek olması nedeniyle geçişini sona erdirdi. Bu süre denizde
yalnız başına en uzun süre kalan yalnız kürekçiye dair yeni Guinness Dünya Rekoru olarak tescil edildi.
Tayfun mevsimi sonrasında Bismarck Denizi'nde 20 gün daha çaba sarfederek Papua Yeni Gine'nin kuzey sahillerindeki Finsch Harbor
koyunda karaya çıkan Erden, boylece Pasifik Okyanusunu doğudan batıya tek başına geçen 4üncü kişi oldu.
Kas gücüyle devrialem yolculuğunun sürebilmesi için sırada Mercan Denizi'nin geçilmesi vardı. 2009 Aralık
ayında Erden, Port Moresby'den denize açıldı ve 33 gün sonra Avustralya'nın Cape York yarımadasının
ucuna yakın, Escape nehrinin ağzına ulaştığında demir attı. Bu geçiş Pasifik'ten kat kat daha
zor olmuş, sırf Avustralya gümrüğünün kabul edeceği kanoyla dönülebilecek bir noktaya
ulaşabilmek için güçlü gelgit akıntıları ile mücadele edip Büyük Mercan Resifi'nin
kayalıkları arasından sıyrılmak gerekmişti. |
 |
 |
 |
 |
|
|
|